GümüşKalem Forum Sitesi > Aşk Arkadaşlık Dostluk > Şiir Köşesi > Aşk Şiirleri > Can Yücel
GoogleTagged

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Can Yücel  (Okunma Sayısı 231 defa)
Nisan 08, 2009, 10:41:19
*
Üye Grubu : Usta Üye
Nerden :
Mesaj Sayisi : 1975
Ruh halim :
Üye No : 6
Teşekkür Gücü : 392
Çevrimdışı

« : Nisan 08, 2009, 10:41:19 »

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...


CAN YÜCEL
Logged
Nisan 10, 2009, 02:54:49
*
Üye Grubu : Tiryaki Üye
Yas : 14
Cinsiyet : Bayan
Nerden : hicbiyerden (:
Mesaj Sayisi : 802
Ruh halim :
Üye No : 12
Teşekkür Gücü : 151
Çevrimdışı

« Yanıtla #1 : Nisan 10, 2009, 02:54:49 »

 Bravo
Logged
mLdy'in Imzasi


zZZ..



Nisan 10, 2009, 02:04:51
*
Üye Grubu : Usta Üye
Nerden :
Mesaj Sayisi : 1975
Ruh halim :
Üye No : 6
Teşekkür Gücü : 392
Çevrimdışı

« Yanıtla #2 : Nisan 10, 2009, 02:04:51 »

ÖZLEDİM SENİ

özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

-------------------------------------

ANLADIM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını kendimi bulduğumda
anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat okuyarak dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden
Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş
Çok acıttığında anladım..

Fakathakkedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil gerçeği gizlememekmiş marifet
Yüreğini avucuma koyduğunda anladım..

''Sana ihtiyacım var gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak
Sana ''git'' dediğimde anladım..

Biri sana ''git'' dediğinde ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş
sevmek
Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl
ağlayan
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş
pişman olmak
Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur kaybedenlerin acizlerin maskesiymiş
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen beklemez sadece umut edermiş bir gün
affedilmeyi
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

Sevgi emekmiş
Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş...


 --------------------------

HERŞEY SENDE GİZLİ

 

Yerin seni çektiği kadar ağırsın

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...

Sevdiklerin kadar iyisin

Nefret ettiklerin kadar kötü..

Ne renk olursa olsun kaşın gözün

Karşındakinin gördüğüdür rengin..

Yaşadıklarını kar sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

 

Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün..

Gülebildiğin kadar mutlusun

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi,

 

Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret

Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

 

İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın

Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

Çiçek sulandığı kadar güzeldir

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli

Bebek ağladığı kadar bebektir

Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

Sevdiğin kadar sevilirsin...
Logged
Mayıs 13, 2009, 05:14:39
MasaL
« Yanıtla #3 : Mayıs 13, 2009, 05:14:39 »


Can Yücel  1926 - 12 Ağustos 1999 . İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul ve Ankara’da tamamladı. Şiirle ve edebiyatla ilgisi küçük yaşlarda başladı. Bu konuda babasının desteği oldu.
Ankara ve Cambridge Üniversitelerinde Latince ve Yunanca eğitimi gördü. 1950’de yeniden Türkiye’ye döndü. Aynı yıl »Yazma« adlı ilk kitabı yayımlandı.1956’da Güler Yücel’le evlendi. Bu dönemde Mao ve Che Guevara’dan yaptığı çevirilerden dolayı 15 yıla mahkum edildi. 2 yıl sonra çıkan genel afla salıverildi. Cezaevindeyken yazdığı şiirlerini »Bir Siyasinin Şiirleri« adlı kitapta topladı.Shakespeare’den Brecht’e birçok kişiyi Türkçeye aktardı.Şiirleri ve yazıları çeşitli dergi ve gazetelerde aktarılan Can Yücel’in, »Yazma« (1950), »Sevgi Duvarı« (1974), »Bir Siyasinin Şiirleri« (1974), »Ölüm ve Oğlum« (1976), »Şiir Alayı« (1981), »Rengahenk« (1982), »Gökyokuş« (1984), »Beşbiryerde« (1985), »Canfeda« (1986), »Kısa Devre« (1990), »Kuzgunun Yavrusu« (1990), »Çok Bi Çocuk« (1992), »Gece Vardiyası« (1993), »Güle Güle Seslerin Sessizliği« (1993), »Gezintiler« (1994), »Maaile« (1995), »Seke Seke« (1997), »Mekanım Datça Olsun« (1999), »Alavara« (1999) adlı şiir kitapları ile düzyazılarını topladığı, »Düzünden« (1994), »Can’dan Yazılar« (1995) adlı kitapları yayımlandı.Ayrıca »Hatırladıklarım - E. Roosevelt« (1953), »Yeni Türkiye: Bir Garp Devleti - G. Duhamel« (1956), »Her Boydan - Dünya Şiirinden Çeviriler« (1957), »Anna Frank’ın Hatıra Defteri« - A. Frank (1958), »Lord Stadford`un Türkiye Hatıraları - S. Lane Poole« (1959), »Sırça Kümes - T. Williams« (1964), »Muhteşem Gatsby - S. Fitzgerald« (1964), »Lenin Petrograd’da - E. Wilson« (1967), »Küba`da Sosyalizm ve İnsan - E. Che Guevara« (1967), »Gerilla Harbi - Mao Tse Tung« (1967), »Siyah İktidar - S. Charmichael« (1968), »Saloz’un Mavalı - P. Weiss« (1972), »Yeni Başlayanlar İçin Marks - Rius« (1977), »Bahar Noktası - W. Shakespeare« (1981), »Şvayk Hitler’e Karşı - B. Brecht« (1982), »Don Cristobita ile Don Rosita - F.G.Lorca« (1983), »Batı Yakasının Hikayesi - A. Laurents« (1988), »Kar Kokusu - C. M. Schulz« (1991), Fırtına - W. Shakespeare« (1991), »Oliver Twist - C. Dickens« (1992), »Hamlet - W. Shakespeare« (1992), »Define Adası - R. L. Stevenson« (1992) adlı çevirileri yayımlandı


EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp
gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir.
Büyük ayrılıklar bile,
En güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Kokulacak bir yan yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses.
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarılıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp,
göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman.
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasıydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi.
yaşanılasın her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri.
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
Ddv bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunulacak biri olsaydı eğer

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde “Onca
ayrılığın birinci dereceden failidir.” denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar.
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde
amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olmasaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya;
Canım ellerini tutmak isterse…

Evet sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin kokusunu,
Kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
Mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!!

Can YÜCEL
Logged


Google Words: Can Yücel Dosyasi, Can Yücel Belgesi, Can Yücel Programi, Can Yücel Oyunlari, Can Yücel Download, Can Yücel Resimleri, Can Yücel Hikayeleri, Can Yücel Haberleri, Can Yücel Indir, Can Yücel Yükle, Can Yücel Videosu, Can Yücel Arsivi, Can Yücel Albümü,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.9 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengli Theme By Burak & Forum



Wap - Wap2 - Wap Forum - XML - Rss

site ekle adres.gen.tr Arama Motoru Aradur.com | Arama Motoru SiteTR Güzel Linkler Dizini Senbul.com Genel
Hosgeldiniz
Hala Üye degilmisiniz?
Üye olmak çok kolay
Üye olmak için tiklayin